Hindi eti mi daha sıhhatli tavuk eti mi?

Uzmanlar sıhhatli ve dengeli beslenmenin önemine senelerdir vurgu yapıyor. Hindi eti ve tavuk eti de sıhhatli ve dengeli beslenmede mühim bir yerde bulunuyor. Çevremde son zamanlarda ‘Hindi etinde antibiyotik olmaz’, ‘Hindi eti tavuk etinden daha sıhhatli’ sözlerini duymaya başladım. “Peki, bu sözler bir kent efsanesi mi yoksa gerçek mi” diye sizler için uzmanına sordu.
Beslenme ve Rejim Uzmanı Gülçin Işık,, hindi ve tavuk etiyle ilgili sözlerine “Hindi eti; tavuk etine kıyasla bazı farklılıklara haizdir. Bu tarz şeyleri sıralayalım” diyerek başlıyor ve hindi etinin tavuk etine kıyasla daha azca kolesterol içerdiğini belirtiyor. Bundan dolayı hindi etinin yağ içinde ne olduğu tavuk etine kıyasla yüzde 8 daha azca. Bundan dolayı spor meydana getiren bireylerde hindi etinin daha oldukca önerdikleri protein kaynaklarından olduuğunu söylüyor. Tertipli ve yoğun bir antrenman yapıyorsanız kas yoğunluğunu çoğaltmak için hindi eti tüketebilirsiniz. Diyetisyen Işık, sözlerine şu şekilde devam ediyor:  Gıda kıymeti açısından değerlendirdiğimizde de hindi etinin, tavuk etine kıyasla daha besleyici bulunduğunu görüyoruz. Selenyum, kalsiyum, potasyum, bakır içinde ne olduğu oldukça yüksektir. Bu durum hem bağışıklık açısından avantaj sağlar, hem de kemik sağlığı açısından mühim bir fark yaratır. Tavukta ise hindiye gore daha çok niasin vitamini bulunur. Hem tavukta hem de hindide B6, fosfor, çinko, demir içinde ne olduğu yüksektir. Genele bakıldığında ise hindi eti, tavuk etinden daha besleyicidir.Tüketilen besinin gıda kıymeti incelendiğinde hindi eti daha besleyici olsa da, genel tüketim açısından tavuk eti daha leziz olduğundan kişiler tavuk etini daha oldukca tercih ediyorlar. Oysa ki gıda kıymeti açısından değerlendirildiğinde hindinin de sofralarda yerini alması gerekiyor.
Dyt. Işık’a, “Tavuk etinde antibiyotik varken hindi etinde yok mu?” diye sorduğumuzda, şu şekilde cevap veriyor: 
“Piyasada bulunan tavuk ya da kırmızı etlerde; daha sıhhatli ve kuvvetli olsun diye antibiyotik kullanılıyor. Böylece hayvan daha dirençli, daha kuvvetli oluyor. Sadece bu durum uzun solukta sağlığımız için bazı sorunlara yol açabiliyor. Bu yüzden de kişiler et tüketirken daha organik, antibiyotiksiz ürünler/besinler bulmaya, tüketmeye çalışıyorlar. Hayvanlara 2 çeşit antibiyotik veriliyor. Bir tanesi yemlerine antibiyotik karışmasını sağlayarak dolaylı yoldan antibiyotik verilerek oluyor. Bir diğeri ise hayvanın direkt kendisine antibiyotik verilerek oluyor.”Dyt. Işık, antibiyotikli et tüketmenin sonucunda ise vücudun ilaçlara karşı bağışıklık kazandığını belirtiyor. Buna “antibiyotik direnci” deniyor.
Antibiyotik direnci hasta olduğumuzda iyileşmenin zorlaşmasına niçin oluyor. Antibiyotik içeren gıda tükettiğinizde vücudunuzdaki mikroorganizmalar o ilacı tanıyor. Cevap vermiyor. Siz çeşit çeşit ilaç alsanız bile, mevcut hastalığınızı atlatmanız daha da zorlaşıyor.Hindilerin vücut yapısına gore öteki kümes hayvanlarına kıyasla hastalığa yakalanma riski daha düşüktür. Bu da antibiyotik kullanımını düşüren sebepler içinde… Dyt. Işık, “Bu açıdan bakıldığında tavuklarda hormonların kullanımı daha çok olup, antibiyotik mevzusunda ise hindinin daha güvenilir bulunduğunu söyleyebiliriz. Sadece gene de hem hindi eti için hem de tavuk eti için güvenilir olanları tercih etmenizi tavsiye ederiz.” diyor.
Dyt. Işık, organik et tüketiminin yararları ile alakalı sözlerini şu şekilde tamamlıyor:
Organik üretimle yetiştirildiğinden güvenli olduğunuz, organik yemle yetişmiş kümes hayvanlarını tüketmeniz daha sıhhatli olacaktır. Yetiştirilen hindiler ve öteki kümes hayvanları, sıhhatli ve kafi ihtiyaçların karşılanması halinde temiz protein deposu olarak nitelendirilir. İster hindi, ister tavuk tercih edin. Kesinlikle iyi mi yetiştiğinden, neyle beslendiğinden güvenli olmaya çalışmalısınız.

Son Dakika Haberler